Minderde rakip tanımıyor grekoromenci Nazmi Avluca. Ulusal sporcu, Avrupa ve Dünya Şampiyonları'nda rakiplerini bir bir devirdiği gibi her seferinde madalya almasını da biliyor. 84 kiloda mindere çıkan Avluca son olarak Finlandiya'nın Tampere kentinde düzenlenen 2008 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda, 74 kilodaki Şeref Tüfenk ve 104 kilodaki Atilla Güzel ile birlikte altın madalyanın sahibi oldu. Nazmi Avluca, şimdilerde birincilik kürsüsüne çıkamadığı Olimpiyat şampiyonluğunu hedefliyor.
Nazmi Avluca'nın Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan röportajı:
- Çin'in yıllardır hazırlıklarını sürdürdüğü, ulusal sporcuların ise sabırsızlıkla beklediği 2008 Pekin Olimpiyatları'na sayılı günler kaldı...
- N.A: Bizim gibi Olimpiyatlara katılacak olan bütün sporcular yıllardır Pekin Olimpiyatları'na hazırlanıyor. Sporda 3 önemli organizasyonu vardır. Bunların en önemlisi ise Olimpiyat. Ben Avrupa ve dünya şampiyonluklarını yakaladım fakat Olimpiyatlarda birincilik kürsüsene çıkamadım. Hedefim kesinlikle Olimpiyatlarda da başarı kaydetmek. Benim için Pekin Olimpiyatları önemli. Önümüzdeki günlerde seçme yarışmalar olacak, Olimpiyat hazırlıklarımız devam ediyor.
- Önceki yıllarda da Olimpiyatlarda mindere çıktınız. Pekin Olimpiyatlarının farklı kılan nokta nedir?
- N.A: Pekin Olimpiyatları benim için farklı. Yaşımı da göz önüne aldığımız zaman belki de katılabileceğim son Olimpiyat. Bu başarıyı da tatmak istiyorum. Onun için Pekin Olimpiyatlarına bu kadar önem veriyorum. Gözünüzü zirveye dikdiğiniz zaman hedeflerinize ulaşırsınız. Bunun yanında yaptığınız işte hedef belirlemeniz gerekiyor.
'2007 yılında hayal kırıklığı yaşadık'
- Olimpiyatlara katılan sporcuların tümü güreşte kariyer sahibi insanlar. Minder, nasıl maçlara sahne olacak?
- N.A: Sporcular yıllardır Olimpiyatlara hazırlanıyor, gece gündüz demeden antrenman yapıyorlar. Sonuçta spor yapıyoruz, kazanmak kadar kaybetmek de çok normal ama kimsenin yenilgiye tahamüllü yok. Gerçekten zorlu karşılaşmalar bizi bekliyor. Bunun yanında minderin havası bir başka, çok iyi bir sporcu olabilirsiniz ama yarışma esnasında yaşadığınız küçük bir olumsuzluk sizi birincilikten edebilir. Başarının yanında hakem kararları da bizim için çok önemli. Biz bu konuda biraz şanssız. Çünkü Türkiye Uluslararası Güreş Federasyonu'nda (FILA) biraz güçsüz. Geride kaldık. Bu zayıflığımızı en fazla uluslararası yarışlarda hakemlerin verdiği kararlarda yaşıyoruz.
- Son zamanlarda güreş camiasında dikkatimi çeken en önemli nokta Türkiye'nin grekoromen stilde yaşadığı başarısızlık. Bu durum merak ediliyor, bu düşüşü siz neye bağlıyorsunuz?
- N.A: 2006 yılına kadar grekoromenciler ciddi başarılara imza attı. O yıl dünya kupasını bile aldık. Yine o dönemlerde takım halinde başarı yakaladığımız gibi bireysel dalda da madalya sahibi olduk. Ama 2007 yılında gerçekten bir hezimet oldu. Sarsıldık. 2007 yılında Olimpiyat vizesini alabilen tek sporcu ben oldum. Hayal kırıklığı. Ama 2008 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda toparlandık ve şu an 3 sporcu ile Olimpiyatlara katılma hakkını aldık.
- Ulusal grekoromen takımının kadrosuna baktığım zaman büyük bir değişiklik göremiyorum. Sıkıntı teknik ekipte ya da antrenman programında olabilir mi?
- N.A: Başarısızlığı tek bir nedene bağlamak yanlış olur. Sporcuların sakatlığı da etken. Bunun yanında asıl önemli olan çalışma programı. Sistemli olmak yani. Bunun yanında güreşte fiziksel gücünüzün yanında zekanızla da kendinizi göstermeniz gerekiyor. Başarıda da başarısızlıkta da birçok etken vardır. Onun için başarısızlık teknik ekibe yüklemek hoş olmaz.
Kaynak: Sevil Arınan