Gençlerbirliği’nde 2. Samet Aybaba dönemi resmen başladı…
Gençlerbirliği’nde 2. Samet Aybaba dönemi resmen başladı…
Aybaba bizim de çok takdir ettiğimiz, çalışkan, dürüst ve özellikle genç yeteneklere verdiği şansla ön plana çıkan bir teknik adam…
Üstelik Samet Aybaba, gençler camiasına pek yabancı değil… Hem Duayen başkan İlhan Cavcav’ı hem de Menacer Cem Onuk’u hatta futbolcuların çoğunu yakından tanır…
Daha doğrusu tanıdığını sanıyordu…
Yazımızın başlığı da işte bu cümleden kaynaklanıyor… Samet Hocayı da büyük bir yanılgıdan kurtarmayı daha doğrusu uyarmayı, İlhan Cavcav’ın başkanlığıyla yaşıt yani 30 yıllık bir gençlerli olarak kendime görev sayıyorum.
Sevgili Samet, bir kere Gençlerbirliği o bildiğin kolej ekibi havasını kaybedeli epey olmuş… Artık iş çıkarların ön plana geçtiği, futbolcuların hocaların kaderini tayin ettiği bir kurum olmuş…Ne acıdır ki buna prim tanıyan bir idari yapı oluşmuş…
Bu korkunç illet, senin görevini devraldığın meslekdaşının başını yedi… Aman dikkat, olası bir iki yenilgi sonrası senin kellen de istenilebilir… Bizden uyarması…
Bir teknik direktörün en başlı görevi, saha başarılarının yanı sıra, hastalıklı bir yapıyı masaya yatırıp, kangren olmuş bölümü kesip atmak… Sadece “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” zihniyeti ile hareket etmek günü kurtarır ancak hastalığı tedavi etmez… Sonu kötü biter…
Ne demek istediğimi herhalde anlamışsındır sevgili Samet…
Biliyorsun ki eski dosttan düşman olmaz…